in

Adım Adım Ankara’yı Geziyoruz,Ankara da Mutlaka Görülmesi Gereken 18 Yer

Ankara denilince belli yerler gelir insanın aklına gezmek için ama şimdi o yerlere başkalarını da eklemek istiyorum. Sadece başkent değil gezilmesi gereken tarihi ve doğal güzellikleriyle Ankara yüzyıllardır tarihi çağlara ev sahipliği yapmış bulunmaktadır. Gezimize Ankara’nın incisi Anıtkabir ile başlıyoruz.

#1 Anıtkabir

Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün kabrini ziyaret ederek gezimize başlıyoruz. Sütunlu yapısıyla, tüm ihtişamlıyla güzel Anıtkabir. İlk olarak merdivenlerinden çıkarak mozaleye gidip yanımızda getirdiğimiz çiçeğimiz ile Ata'mıza saygı ve şükranlarımızı iletiyoruz. Mozaleden çıkarken nöbet tutan askerlerin hareket etmeyerek gösterdiği saygı bir kez daha duygulanmamıza sebep oluyor. Anıtkabirin alt tarafında bulunan müzeleri gezmek üzere aşağıya iniyoruz. İlk olarak Atatürk'ün şahsi eşyaları ile karşılaşıyoruz. Yolumuza devam ettiğimizde ses ve görüntüler ile hazırlanmış Kurtuluş Müzesi'ne giriyoruz. Savaş alanındaymış hissi veren bu kısım gerçekten tüylerimizi diken diken yapıyor. Gerçekçi manken ve hendekler ile desteklenen bu kısmı oldukça başarılı buluyorum. Gezimize devam ederken Atatürk'ün ses kaydının yayınlandığı kısım ile duygularımız iyice yoğunlaşıyor. Bize bu güzel vatanı bırakan atamıza son bir kez veda edip Aslanlı Yol'dan çıkış yapıyoruz.

    #2 İlk ve İkinci Meclis

    Ulus'ta Atatürk heykelinin karşısında bulunan İlk Meclis ile gezimize devam ediyoruz. Tarihi yapısıyla gözleri üzerine çeken bir yapı. İçerisine girdiğimiz zaman cumhuriyetimizin ilk yıllarına bir zaman yolculuğu yapıyormuş hissine kapıldık. Eskiden içerisinde bulunan bal mumu heykellerin kaldırılmış olması biraz hayal kırıklığı yaşatsa da içinde bulunan belgelere bakarak gezimize devam ediyoruz. Yanında yer alan İkinci Meclis de ilki kadar göz alıcı ve nostaljik.

      #3 Ankara Palas

      Buraya kadar gelip zamanının en gözde yeri olan ve Atatürk'ün yaptığı kutlamalara ev sahipliği yapan bu mekana girmeden olmaz diyoruz ve içeriye hızlıca göz atıyoruz. Her bir köşesinde Atatürk kokan, her bir köşesinde Atatürk'ün yaşadığını hissettiğim mekan.

        #4 PTT Pul Müzesi

        Yürüme mesafesinde olan ve oldukça ilginç olan Pul Müzesi meraklısı olan ve olmayanlar için bile gezmesi son derece keyifli bir müze. İçindeki çok çeşitli pullar ile farklı bir deneyim yaşatıyor.

        Neredeyse tüm müzelerin konumlandığı Ulus'ta ilginize göre gidip gezebileceğiniz bir sürü müze bulunuyor. Lokomotif Müzesi, Rahmi Koç Müzesi, Sanayi ve Teknoloji Müzesi, Satranç Müzesi ve daha bir çoğu...

          #5 Roma Hamamı

          Bizler yolumuza bu tarihi yer ile devam ediyoruz. Yüzyıllardan kalma eserlerin sergilendiği bu müze bir açık hava müzesi. Geçmiş yıllardan kalan antik kalıntılar arasında dolaşırken burasının keşke daha fazla tanıtımı yapılsa diye kendi kendimize içerleniyoruz.

            #6 Anadolu Medeniyetleri Müzesi

            Ankara Kalesi'ne doğru yolumuzda giderken Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni gezmeden olmaz diyerek gezmeye başlıyoruz. İçerisinde antik çağlara kadar uzanan sergisi ile gezilmeye değer noktalardan birisi. Geçmiş zamanlardan kalan her çeşit alete ev sahipliği yapıyor. Silahlardan kaplara, aksesuarlardan mezarlara envai çeşit tarihi eser ile kimi zaman ağzımızı açık bırakıyor. Geçmişe tutulan ışığı gözlerinizle görmeniz sizde tarifi olmayan duyguların açığa çıkmasına neden oluyor.

              #7 Ankara Kalesi

              Uzun bir tırmanıştan sonra Ankara Kalesi'ne ulaşıyoruz. Tüm Ankara'yı ayağınızın altına seren oldukça güzel manzarası ile bulmayı umut ettiğimizden çok daha fazlası. Kale'de bulunan dükkanlarda doğal taş aksesuarlar, halıcılar ve en önemlisi antikacılara rastlıyoruz. Gezimize keyif veren bu dükkanlardan kendimize küçük hediyeler almayı ihmal etmiyoruz. Kalenin duvarları arasında kalan küçük bir dibek kahvecisine oturuyoruz. Duvar halıları ve Atatürk fotoğrafları ile süslenmiş bu küçük mekan tüm yorgunluğumuzu unutturuyor. Kahvenin yanında gelen şerbetin tadını anlatabilecek kelimeler yok. Kahvemizi içtikten sonra yolumuza devam edip Pirinç Han'a varıyoruz. İçerisinde analog fotoğraf makineleri, daktilolar, her türlü antika bulabileceğiniz eşsiz bir yer. Bugünkü gezimizi burada tamamlıyoruz ve eve dönüyoruz.

                #8 Ulucanlar Cezaevi Müzesi

                Gezimizin ikinci gününe içimizi burkan ama görülmesi gereken bir yerde başlıyoruz. 1925 yılından 2006 yılına kadar faaliyet gösteren cezaevi günümüzde müze olarak varlığına devam ediyor. Birçok ünlü isimi, sağcısını solcusunu, düşündükleri, söyledikleri ve yazdıkları farklı olsa da, kaderleri Ulucanlar’da buluşturmuş. Nazım Hikmet'ten Necip Fazıl Kısakürek'e, Bülent Ecevit'ten Deniz Gezmiş'e yüzlerce tanıdık isim ve hatıraları ile karşılaşıyoruz. Duvarlarında geçmişin sesleri yazılar ile yankılanmaya devam ediyor. İnsana özgürlük duygusunun ne kadar önemli olduğunu bir kere daha hatırlatan geçmişin anılarının bir tokat gibi indiği harika bir müze. Sesli hücreler ise yüreğimize adeta ağırlık çöktürüyor.

                  #9 Etnografya Müzesi ve Resim Heykel Müzesi

                  Yolumuza Ankara'nın güzel müzelerinden ikisi ile devam ediyoruz. Yan yana bulunan müzeleri gezmeye Resim ve Heykel Müzesi ile başlıyoruz. İçerisinde farklı tarz ve dönemden yüzlerce tablo ve heykel bulunduran insana ilham verip sanat duygumuzu pekiştiren harika bir müze. Farklı salonlarında bulunan envai çeşit resim ile adeta gözleriniz bayram edecek. Bu renkli ve güzel müzeden çıktıktan sonra yan tarafında bulunan Etnografya Müzesi'ne geçiyoruz. Atatürk'ün naaşına bir dönem ev sahipliği yapan müzenin görkemli kapılarından içeri giriyoruz. İçerisinde geçmişten kalma eşyaların yanı sıra geçmiş gelenek ve göreneklerin mankenler ile gösterildiği kısımlar da bulunmakta. Kıyafetlerden silahlara geçmişten kalan bir çok eşyayı biz turistler ile buluşturan bir müze.

                    #10 Hamamönü

                    Güzel bir kahve içmek için yolumuza Hamamönü ile devam ediyoruz. Eski Ankara evlerinin bulunduğu bir çok hediyelik eşyacı ve antikacının da konumlandığı Hamamönü'nde bir kafeye oturup kahvemizi içerek dinleniyoruz. Daha sonra etrafta bulunan hediyelik eşyacıları gezerken çok güzel kar kürelerine rastlayıp almadan geçmedik.

                      #11 Seğmenler Parkı

                      Tarihi güzelliklerin yanı sıra yemyeşil bir parka yolumuz düşüyor bu defa da. Şehrin karmaşasından kaçıp, arkadaşlar ile güzel vakit geçirilebilecek güzel ve kocaman bir park. Her kesimden ve yaştan insanı buluşturan bir yer.

                        #12 Botanik Parkı

                        Yakınlarda olan diğer bir yeşil güzellik ise Botanik Parkı. Atakule'nin aşağısında kalan yemyeşil ve içerisinde binbir çeşit bitkinin bulunduğu kocaman bir park. Aşağılarda bulunan banklar ise oturup doğayı dinleyebileceğiniz harika bir yer.

                          #13 Atakule

                          Botanik Parkı'ndan yukarı çıkıp Ankara'nın bir simgesi haline gelen Atakule bu sene tekrar ziyarete açılmış. Alt tarafı alış veriş merkezi olan kulenin yukarısına çıkıp tüm Ankara'yı ayaklarımızın altında seyrediyoruz. Özellikle akşam vakti çok keyifli bir mekana dönüşüyor Atakule. Şehrin ışıklarını izlerken yemeğinizi yeme keyfini sunuyor sizlere. Bugünkü gezimizi de burada tamamlayarak dinlenmek üzere eve dönüyoruz.

                            #14 Beypazarı

                            Ankara'nın merkezinden uzakta olan Beypazarı kesinlikle gideceğiniz mesafeye değen bir yer. Eski evlerin restore edilmesiyle sizlere tam bir nostalji yaşatıyor. İlçenin girişinde bulunan Beypazarı Maden Suyu'na uğrayıp maden suyumuzu alıp gezmeye başlıyoruz. Havucu ile ünlü olan içlenin ortasında bir havuç heykeli ile karşılaşıyoruz. Havuçlu dondurma yiyebileceğiniz sayılı hatta belki de tek yer olabilir. Denemenizi şiddetle tavsiye ederim sadece dondurma için bile gelinecek bir yer. Çarşıya girip yolumuza devam ediyoruz. Her tarafı saran buram buram tereyağ kokusunun ünlü Beypazarı kurusundan geldiğini keşfedip bir paket de biz alıyoruz. Ağızda dağıldıkça tereyağı tadını bırakan harika bir atıştırmalık. Çarşıda gezerken başka ünlü bir yiyecek keşfediyoruz 79 katlı Beypazarı baklavası. Onun da tadına bakıp gezimize devam ediyoruz. Yaşayan Müze'ye ulaşıyoruz. İçerisinde eski yaşamlara ait kesitlerin bulunduğu bir müze burası. Eski kültürün başarılı bir yansıması olmuş. Havucu ünlü olup cezeryesi ve lokumu olmaz mı lokumcuların bulunduğu bir sokaktan ikisini de alıp Taş Mektep'e gidiyoruz. Yöresel Ankara yemeklerini yiyebileceğiniz son derece lezzetli bir mekan. Ankara tavadan pazı sarmasına her türlü lezzeti barındırıyor.

                              #15 Yassıhöyük

                              Şehir merkezine dönmek yerine tarihe ışık tutan Yassıhöyük'e uğruyoruz. Frigya uygarlığına dair kalıntıların bulunduğu örenyeri bizleri tarihin başka bir dönemine götürüyor. Midas'ın mezarını gezerek bugünkü gezimize son veriyoruz.

                                #16 Eymir Gölü

                                Ankara'da deniz olmasa da deniz kadar güzel olan bir yere gidiyoruz. Eymir gölü bisiklet sürebileceğiniz veya yürüyüş yapabileceğiniz harika bir doğal ortam. İki kişilik bisiklet ile gezerken bir arkadaşınız veya partneriniz ile keyifli dakikalar yaşayabilirsiniz. Ortasında bulunan balıkçıda mola verip göl kenarında balık ekmek yiyerek kendimiz ve doğa ile kaliteli zaman geçiriyoruz. Ankara'lıların hafta sonu için uğrak seçimlerinden olan bu yerin neden tercih edildiğiniz anlamış oluyoruz.

                                  #17 Ahlatlıbel Ormanı

                                  Dönerken Ahlatlıbel Ormanı'na uğrayıp temiz havadan biraz daha yararlanıyoruz. Ormanda özgürce dolaşabileceğiniz, ateş yakmadan piknik yapabileceğiniz çok güzel bir ortam.

                                    #18 Altınköy

                                    Gezimizin son gününde eski köy yaşamını hafızalarda canlandıran Altınköy'e gidiyoruz. Geçmişin köy hayatını tüm gerçekliği ile deneyimleyebileceğiniz sıcak ve tatlı bir yer. Kocaman bir alana kurulmuş olan bu köyde fırından demirciye, kahveden terziye her türlü yer mevcut. Demirci tezgahında eski aletler ile demir dövümünün provasını bile yapabilirsiniz. Kuyudan su çekebilir veya fırından ekmek alabilirsiniz. Son derece keyifli bir yer olmuş.

                                      Bu içerik FİKİRLE formlarımız ile oluşturulmuştur. Siz de içerik ekleyebilirsiniz

                                      Fikrinizi Öğrenebilirmiyiz?

                                      Bir cevap yazın

                                      E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

                                      Loading…

                                      0

                                      Game of Thrones 8.Sezon 3.Bölüm İncelemesi ve Kaçırdığınız En Önemli Anlar

                                      Game Of Thrones 8. Sezon 4. Bölüm Fragmanı