in

Yıllar Geçip Gitse de Yaşlanmaktan Korkmayın!

Geçip giden yılların bizlere sunduğu çok özel anlar vardır, bunlar hem olumlu hem de olumsuz yönde karşımıza çıkabilir. Kazandırdığı tecrübe ve deneyimler, yaşattığı mutluluklar ve heyecanlar avantaj olarak değerlendirilirken, yaşlanıyor olma düşüncesi birçoğumuzu korkutuyor olabilir. Bu olumsuz düşüncenin başlıca sebeplerinden biri, yaşlanma kavramının hastalıklarla, kötü yaşam koşulları, kısıtlamalar ve yalnızlıkla bağdaştırılıyor olmasından kaynaklıdır. Oysaki kendinize her yaşta iyi bakıyor ve özen gösteriyorsanız, ilerleyen yaşlarda bu emeğinizin karşılığını alacak ve sağlıklı bir süreçten geçtiğinizi fark edeceksiniz.

Yaşlanmak Doğal Bir Süreçtir!

Yaşlanmak bir tercih meselesi değildir. Hepimizin, ömrü el verdiği sürece yaşayacağı doğal bir süreçtir. Burada önemli olan ve yapılması gereken, bu sürece karşı direnmenin yollarını aramaktan ziyade, bu sürece doğru bir şekilde ve doğal yöntemlerle hazırlanmaktır. Bu sürece karşı göstereceğiniz direnç, sizi zamanla yoracak ve yaşadığınız anları kaçırmanıza sebep olacaktır. Estetik cerrahi alanına başvurarak, doğal olmayan yöntemlerle bu süreci yavaşlatmaya çalışmak, sizi daha sonrasında farklı sağlık sorunları ile karşılaştırabilir. Bu yüzden sağlık sorunlarından dolayı gerekmedikçe, cerrahi işlemlere başvurmayın. Kendinizi bu sürecin akışına bırakmak, hayatınızı daha keyifli geçirmenizi ve daha sağlıklı kalmanızı sağlayacaktır.   

Yeniden Gençleşmek İçin Haydi Aşıya

Kendinize Her Yaşta Özen Gösterin!

Gençlik yıllarınızda kendinize gösterdiğiniz özen, sizin ileriki yaşlardaki sıhhatinizi, fiziksel yeterliliğinizi ve gücünüzü belirleyecektir. Bu yüzden kendinize her yaşta iyi bakmalısınız. İnsan yaşı ilerledikçe değil, kendine gerekli özeni göstermedikçe yaşlanır. İlerleyen yaşlarda hastalıklarla mücadele etmek istemiyorsanız, öncelikli olarak beyninizi her daim aktif tutmaya özen göstermelisiniz. Araştırmalar, her yaşta aktif olan bireylerin, beynin pasifleşmesinden kaynaklı Alzheimer, Demans, Parkinson, Depresyon, Panik Atak gibi benzer hastalıklara yakalanma riskinin daha az olduğunu göstermektedir. Uzmanlar, bu hastalıkların pençesinde olan hastalarına da, hastalık sürecini yavaşlatmak adına, bol bol bulmaca çözerek, kitap okuyarak, seyahat ederek ve etkinlere katılarak beyni aktif tutmalarını önerirler. Hareketli bir yaşam süren bireyler de, geniş bir çevreye sahip olmanın sağladığı avantaj ile ileride yalnızlık sorunu yaşamazlar.

Birçok ülkede işsizliğin önde gelen sebeplerinden biri, yaşlı nüfusun hala aktif olarak görev yapıyor olmasından kaynaklıdır. Bu yüzden genç nüfus yeni iş olanakları bulmakta zorlanıyor. Özellikle Avrupa ülkelerinde, doğru beslenmenin ve egzersiz yapmanın getirdiği avantaj ile yaşlı nüfusun çok iyi düzeyde zinde olduğunu görebilirsiniz. Bu da, sağlıklı ve uzun bir hayat anlamına gelmektedir.

Beyninizi aktif tutmak kadar, doğru beslenme ve egzersiz de mutlaka hayatınızın bir parçası olmalıdır. Doğru beslenme alışkanlığı edinmeniz, ileriki yaşlarda sıhhatiniz için büyük önem taşımaktadır.

Yaşlılığınızın Tadını Çıkartın!

Doğru beslenme alışkanlığı edinmişseniz ve gün içerisinde yeterli düzeyde egzersiz yapıyorsanız, bundan sonrası için anın tadını çıkarmaya bakın. Her yaşın bir güzelliği vardır. Kendinizi bu güzelliklere adayın. “Bu yaştan sonra olmaz” demeyin. Yaşınız kaç olursa olsun, yeniliklere her daim açık olun. Yaşamak için çok sebebiniz olsun. Emin olun, mutlu olduğunuz her anınız, yaşlanmanızı geciktirecektir. Sağlıkla kalın!

Bu içerik FİKİRLE formlarımız ile oluşturulmuştur. Siz de içerik ekleyebilirsiniz

Rapor et

Fikrinizi Öğrenebilirmiyiz?

Yazar : Nesrin SOS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Süt Alerjisi mi? Laktoz İntoleransı mı? Laktoz İntoleransını Tanıyalım

Mutfak Dekorasyonu ve Feng Shui