in ,

Yabancı Dili Doğru Tekniklerle, Daha Kolay Öğrenin!

?????????????????????????????????????????????????????????

Günümüzde yabancı dilin önemi şüphesiz ki herkes tarafından iyi bilinmektedir. İş ilanlarında aranan nitelikler arasında en ön sırada yer alması, ya da yurt dışına seyahat etmek isteyip de eksikliğini duyduğunuz bu konu her geçen gün daha fazla önem kazanmaktadır. Hatta artık tek bir yabancı dil bilmeniz yeterli olmayıp, ikinci bir yabancı dile hâkim olmanız halinde ancak avantajlı bir duruma geçmiş oluyorsunuz. Geleceğin çocukları bu anlamda şanslılar. Bilinçli veliler çocuklarının gelecekteki başarıları için gerekli gördükleri yabancı dil eğitimi ile ilgili çok erkenden yatırım yapmaya başlamaktadırlar.

Neden Bu Kadar Yatırım?

Yabancı dil eğitimine yönelik yatırımların yüksek olması, doğru yabancı dil öğretme tekniklerine hâkim eğitimciler ile çalışma isteğinden kaynaklanmaktadır. Ve araştırmalar gösteriyor ki, birçok veli veya yabancı dil eğitimi almak isteyen bireyler sadece “native” diye adlandırdığımız “yerli” eğitmenler ile birlikte çalışmak ya da bu eğitimi yurt dışında almak istemektedirler. Bu da, daha yüksek maliyetli bir eğitim anlamına gelmektedir.   

Peki, Neden Bu Kadar Yabancı Eğitmenler İle Birlikte Çalışmak İstiyoruz?

Dil kursuna yazıldığınızda ya da çocuğunuz için bir yabancı dil eğitmeni arayışı içerisine girdiğinizde ilk sorduğunuz soru şüphesiz ki: “Yabancı öğretmeniniz var mı?” oluyor. Yabancı bir eğitmen ile sürekli pratik yaparsak, yabancı dili daha kısa sürede kavrayıp, daha çabuk konuşmaya başlayacağımızı düşünürüz. Bu kesinlikle yanlış bir düşünce sayılmaz, fakat yabancı eğitmenleri ülkemizde bu kadar başarılı kılan asıl konu, doğru öğretme tekniklerine hâkim olmalarından kaynaklanıyor. Onlar, bir lisanı nasıl kalıcı ve kolay öğreteceklerini çok iyi biliyorlar. Hatta kendileri bizim ülkemize geldiklerinde dilimizi çok kısa sürede kavrayıp, konuşmaya başlayabiliyorlar. Bunu özel bir eğitmen eşliğinde yapmıyorlar, doğru öğrenme tekniklerini bildikleri için kendileri kolayca öğrenebiliyorlar. Bizler ise daha çok boşluk doldurarak veya ezbere dayalı bir sistem ile öğrenmeye ve öğretmeye çalıştığımızdan olsa gerek, bu durumun sonunda söyleyebildiğimiz tek şey “anlıyorum ama konuşamıyorum” oluyor.

Sizler De Doğru Teknikleri Keşfedin!

Yabancı dili öğrenebilmek yetenek ile ilişkili bir durum değildir ve sanılanın aksine kesinlikle zor değildir. Doğru teknik ve yöntemleri keşfeden herkes istediği yabancı dili öğrenme kapasitesine sahiptir. İşin kuralı, doğru öğrenme tekniklerinde gizlidir. Ezbere dayalı bir öğrenme stili asla kalıcılık sağlamaz, aksine bizi gereğinden fazla yorar ve hangi konuda olursa olsun motivasyon düşüklüğü yaratır. Başarılı olabilmeniz için elbette istikrarlı olmanız da ayrıca büyük önem taşımaktadır. İstikrarlı olabilmek, motivasyon ile ilişkilidir. Bu yüzden eğitimini almaya çalıştığını her ne olursa olsun, mutlaka doğru teknikler ile öğrenmeye başlamalısınız. Başarılı olduğunuzu siz de kısa sürede fark edeceksinizdir. Yabancı bir dili öğrenmeye karar verdiğinizde, öncelikli olarak konuşabilmeye odaklanmanız gerekmektedir. Yapacağınız en büyük hata, kendinizi baştan itibaren gereğinden fazla gramer konularına adamanız olacaktır. Tüm zamanları bilmeniz sizin konuşabilmenizi değil, ancak okuduğunuzu anlayabilmenizi sağlar. Bu yüzdendir ki, ülkemize gelen yabancılar yazım ve imla kurallarımızdan önce, öncelikli olarak dilimizi konuşmaya odaklanırlar. Akabinde de kısa sürede bu konuda başarılı olurlar. Belki konuşurken birçok hata yapıyor olabilirler ama konuşmak için yeterince özgüvenleri oluşmuş oluyor. İşte bizim de ihtiyacımız olan motivasyon kaynağımız bu olmalıdır. Gereğinden fazla gramer bilgisi konuşmanıza engel teşkil edecektir. Nedeni ise, cümle kurmaya çalıştığınız her an, gramer bilgisini hatırlama ihtiyacı duyacağınızdan, konuşurken kopukluklara neden olacak olmanızdır. Bu durum kesinlikle konuşmanızda akıcılık sağlamayacağı gibi, motivasyonunuzu düşürerek, özgüveninizi sarsacaktır. Birçoğumuz bu yüzden büyük hevesle başlayıp, sonrasında hayal kırıklığı ile öğrenmekten vazgeçer.  

Bu yazımızda ilginizi çekebilir : Öğrendiğiniz Dili Hafızanızın Bir Köşesine Gömmeyin

Yabancı Dil Öğrenme Teknikleri Nasıl Olmalıdır?

Beyin ve göz birbiri ile bağlantılı bir şekilde hareket eder ve çok değerli olan hafızanızı oluşturur. Beyin ve göz öyle mucizevi organlardır ki, gördüğünüz her nesne beyniniz tarafından hafızaya alınır ve sonrasında hatırlamanız için depolanır. Yabancı bir dili öğrenirken de, öğrendiklerinizin kalıcı olması açısından, göz-beyin koordinasyonunu ön planda tutmanız gerekmektedir. Doğru öğrenme tekniklerini denediğiniz an, siz bile kısa sürede konuşabildiğinize şaşıracaksınız.

Aklınızda Tutmak İstediğiniz Kelimeleri Hikâyeleştirin!

Hafızanız çok güçlü bir depolama alanıdır ve size ait tüm hikâyeleri ve görselleri uzun yıllar boyunca saklayabilir. Gördüklerinizle ve görerek yaşadıklarınızla hikâyeler oluşturur ve oluşturduğunuz her hikâyeniz hafızanıza işlenir. Beyniniz bunca hikâyeyi saklayabiliyorsa, neden bir şeyleri ezberlemeye çalışıyorsunuz ki? Öğrenmek istedikleriniz için de bir hikâye oluşturabilirsiniz. Aklınızda kalmasını istediğiniz her kelime için gözünüzün kaydedebileceği bir hikâye oluşturun. Gelin sizinle bir örnek çalışma yapalım. Örneğin İngilizce “drag” (okunuşu “dreg”) (sürüklemek) kelimesini aklınızda tutmak istiyorsunuz. Bu kelimenin okunuşu bize kendi dilimizde neyi çağrıştırıyor, öncelikle keşfetmemiz gereken budur. Örneğin bu kelime “direk” ismine benzemektedir. Demek ki bir direk çizebilirim. Daha sonrasında anlamına bakarak, bunu da çizimime dâhil edebilmeliyim. Örneğin: bir poşeti sürükleyen bir direk çizebilirim. Çizimleriniz mükemmel olmak zorunda değil, önemli olan olabildiğince basit düşünmenizdir. Bu durumda, kelimenin hem okunuşunu hem de anlamını hikâyeleştirerek, beyninizin doğrudan hafızaya almasını sağlamış oldunuz. Emin olun, sürüklemek kelimesini düşündüğünüz her an beyniniz size çizdiğiniz resmi hatırlatacak ve “drag” kelimesini kolayca anımsayacaksınız.

Çizim Yapmak Yerine Kelimenin Hikâyesini De Yazabilirsiniz!

Resim yapmak istemiyorsanız, daha çok sözelde iyiyim diyorsanız, o zaman kelimenin anlamına bir hikâye yazabilirsiniz. Yine hemen bir örnek ile açıklayabiliriz: “dungeon” (okunuşu “dançın”) zindan” anlamına gelmektedir. Eğer bunu resimlendiremeyeceğinizi düşünüyorsanız, o halde kelimenin okunuşunu ve anlamı ile ilgili bir hikâye yazmayı deneyin. Örneğin: Günün birinde bir adam işlediği suçlardan dolayı zindana atılmış. Demir parmaklıklardan çıkardığı “dan çın, dan çın, dan çın” sesleri ile uzun yıllar orada kalmış. Hikâyeyi fazla uzun yazmanız gerekmez, aksine kısa tutmalısınız ki, aklınıza gelmesi daha kolay olsun. Günler haftalar geçse bile, size zindan kelimesinin anlamı sorulduğunda, hikâyede geçen “dan çın” sesleri sizi doğrudan kelimeye götürecektir. Günde sadece iki kelime için bile bu çalışmayı yaptığınız takdirde, ne kadar çok kelimeyi aklınızda tutabildiğinize siz bile şaşıracaksınız.

Mutlaka Renkli Kalemler Kullanın!

Trafik levhalarının neden renkli olduklarını hiç düşündünüz mü? Neden yasak olanlar kırmızı da, geçiş hakkı tanıyan levhalar mavi ya da yeşil?  Bunun başlıca sebebi tamamen beyin-göz koordinasyonuna hitap edebilmektir. Bu yüzden bir şeylerin kalıcı olmasını sağlamak istiyorsanız, siz de, sadece yabancı bir dil öğrenmeye başladığınızda değil, ders çalışırken, hikâye yazarken veya resim çizerken mutlaka renkli kalemler kullanın. Gözünüze hitap edin. Tek renk ile yazılan her şey gözü yorar ve akılda tutulmasına engel teşkil eder.   

Resimli Bir Sözlük Edinebilirsiniz!

Dil bilgisi gelişimi açısından bebeklere özellikle resimli kitaplar dâhilinde kelimeler öğretilmeye çalışılır. Hem nesne parmakla gösterilir, hem de ilgili kelime telaffuz edilir. Bebek bir süre sonra nesneyi göstererek, kendi telaffuz etmeye başlar. İşte sizin de yapmanız gereken aynen budur. Resim çizmeye veya bir hikâye yazmaya zamanınız yoksa bile kendinize resimli bir sözlük edinebilirsiniz. Emin olun sözlüğü incelemek bile keyifli bir hal alacaktır.

Bu içerik FİKİRLE formlarımız ile oluşturulmuştur. Siz de içerik ekleyebilirsiniz

Rapor et

Fikrinizi Öğrenebilirmiyiz?

Yazar : Nesrin SOS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Kitaptan Sinemaya Uyarlanmış 3 Muhteşem Film

Anne Usulü Tam Kıvamında Aşure Tarifi