Salgın Hastalıklar Nelerdir? Osmanlı Döneminde Görülen Hastalıklar

fikirsiz-salgın-hastalıklar

Dünyayı etki altına alan Koronavirüs ile mücadele çeşitli önlemlerle devam ediyor. Neredeyse tüm dünya ülkelerinde görülen ve dalga dalga yayılan virüs akıllara geçmişteki salgın hastalıklar nelerdi? Koronavirüs kadar yıkıcı sonuçları oldu mu? Geçmişteki salgınlarla nasıl mücadele edildi? sorularını getiriyor. Teknolojik gelişmelerin henüz başlamadığı ve ilkel tıbbi yöntemlerin kullanıldığı Osmanlı Döneminde salgın hastalıklar yaşandığı ve binlerce insanın öldüğü yazılı kaynaklarda mevcut.

Osmanlı Döneminde Salgın Hastalıklar

1- Salgın Hastalıklar Tarihinin Başlangıcı: Veba

Kara veba hastalığı nedir sorusu corona virüsü ile yeniden gündeme gelmiştir. Kara Ölüm ya da Kara Veba olarak da adlandırılan veba salgını dünyayı en çok etkileyen salgın olarak kayıtlara geçmiştir. Tarihsel olayların akışını değiştiren ve dünya üzerinde ilk defa karantina uygulamasının hayata geçirildiği veba ilk kez İtalya’da görülmüştür. Ticaret yoluyla Avrupa’ya yayılarak Osmanlı topraklarına kadar ulaşmıştır.

Orhan Gazi’nin ölümüne ve Fatih Sultan Mehmet’in sefer esnasında yolunu değiştirmesine sebep olan veba salgını yüksek ateş, nefes alıp vermede güçlük ve kan kusma belirtileriyle kendini gösteriyordu. 100 milyondan fazla insanın ölümüne neden olduğu tahmin edilen veba salgınından Osmanlı Devleti diğer ülkelere göre daha az etkilendi. Halk arasında kuş kafasına benzeyen uzun gagalı maskeler kullanılmaya başlandı. Toplu yaşam alanları sıcak su buharı ile temizlenmeye başladı. Yine de uygulanan dezenfekte çalışmaları ve günlük önlemleri dine karşı bulanların sayısı çok fazlaydı.

Hastalığa karşı bilinçsizce kendi önlemlerini alanlar da vardı. Halk arasındaki yanlış ve tutarsız yaklaşımlardan dolayı kısa zamanda kontrol altına alınması gereken salgın 1900lü yılların başına kadar dalga dalga sürmeye devam etti. Osmanlı Devletinin yıkılışına yakın Kara Veba son buldu.

2- Amansız Bir Salgın Hastalık: Cüzzam

Kötü beslenme ve hijyensiz ortam koşullarından kaynaklanan ve salgın hastalıklar arasında bulaşıcı özelliği çok düşük olan cüzzam Osmanlı döneminde binlerce insanı etkilemiştir. Çoğunlukla deri üzerinde çok fazla ve büyük kabarıklıklar, eklemlerde yamulma ve üst solunum yolu rahatsızlıklarıyla kendini göstermektedir.

O dönem cüzzamın bulaşıcı özelliğinin yüksek olduğu düşünüldüğü için Avrupa ülkelerinde de cüzzamla mücadele edilirken hastaların toplumdan uzak tutulmasına önem verilmişti. Hatta bazen cüzzamlılar bırakıldıları yerde ölüme terk edilmişti. Osmanlı Döneminde salgın hastalıklar zaman zaman ortaya çıktığı için önceki salgınlarda olduğu gibi cüzzamla ilgili de karantina uygulamaları ve tıbbi önlemler alınmıştır. Miskinhane denilen karantina hastanelerinin ilki cüzzamlı hastalar için ilk kez Edirne’de inşa edilmiştir. Tedavinin en önemli özelliği hastaların dengeli beslenmesine özen gösterilmesi olmuştur.

3- Salgın Hastalıklar Arasında En İnatçı Olanı: Kolera

Dünya üzerinde 6 büyük kolera salgınından ikincisi Osmanlı topraklarına uğramış ve uzun yıllar kalmıştır. Bir virüs değil ‘vibrio cholerae’ bakterisinin sebep olduğu kolera bağırsak enfeksiyonu olarak küçük büyük herkesi etkilemiştir. O dönem Avrupa’dan Doğu ülkelerine yayılma hızı oldukça yüksek seyretmiştir.

Öyle ki salgın hastalıklar konusunda tecrübeli Osmanlı Devletinde alınan önlemler ve karantinalar başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Hatta II. Mahmut kolera ile savaşmak için Karantina Teşkilatını kurmuştur. Kırsallardaki kötü yaşam koşulları hastalığın daha da yayılmasına sebep olmuştur. Osmanlı Devleti içme sularının iyileştirilmesi, temizlik denetimleri ve yasaklanan gıdalar gibi önlemlerle diğer ülkelere göre kolera salgınını daha erken kontrol altına almıştır.

4- Bir Dönemi Sarsan Hastalık: Çiçek Hastalığı

Ciltte iltihaplı kabarcıklar ve yüksek ateş belirtileriyle ortaya çıkan çiçek hastalığının bulaşıcı özelliği oldukça yüksektir. Osmanlı Döneminde salgın hastalıklar arasında çocukları en çok etkileyen hastalık olmuştur. Genç nüfusun korunması açısından gerekli önlemler devletin maddi zorluklarına rağmen uygulanmıştır.

Osmanlı Devleti’nin çiçek hastalığı ile mücadelesinin seyri çiçek aşısını bulması ile yön değiştirmiştir. Bu hastalıkla başı dertte olan Avrupa ülkeleri farklı tedavi yöntemleri ile başarılı olamazken Osmanlı özellikle çocuklara yönelik aşı uygulamasına başlamıştır. Hatta dönem dönem okullar tatil edilerek çocukların aşı yaptırması zorunlu kılınmıştır. Zorunluluğa uymayan ailelere de para cezası uygulanmıştır.

Eşinin bürokrat olması sebebiyle bir süre İstanbul’da bulunan ve bir İngiliz olan Lady Mary Wortley Montegu o dönem yazdığı mektuplarda Avrupa’yı kasıp kavuran çiçek hastalığının aşısının bulunması sonucunda Osmanlı’da önemsiz bir hastalık olduğunu yazmıştır. Çiçek hastalığı Osmanlı Devleti’nin gördüğü salgın hastalıklar arasında en kısa sürede kontrol altına alınan ve çözüm bulunanıdır.

Bu yazımızda sizlerle çocuklara salgın hastalık gibi tarihimizde görülen salgınları incelemek istedik. Salgınlar konusunda bilinçli olmanın günümüz pandemi koşullarında da önemi büyüktür. Bunun yanı sıra sitemizde bulunan “Corona Virüsü Belirtileri Nelerdir? Gripten Nasıl Ayırt Edilebilir?” yazımızı da okuyabilirsiniz.

 

Yazı dolaşımı

Mobil sürümden çık