in

Soner Yalçın’ın Saklı Seçilmişler Kitabını İncelemeye Aldık

Toplumsal içerikli yazılarıyla bilinen Soner Yalçın, bu kitabı Araştırmacı gazeteci sorumluluğu ile kaleme almıştır.  5 yıllık bir araştırma sonunda, İnsan sağlığını tehdit eden ve hatta öldürücü boyutları olan yiyecek içecekler konusunda topluma uyarıcı ve bilinçlendirici bir eser kazandırmıştır. 

Düşündürten Araştırma

Yazar, Saklı Seçilmişler kitabında insan sağlığını ölümcül olabilecek boyutta tehdit eden yiyecek ve içecekleri yazarken, bir yandan da sorduğu sorularla insanların kafasında parantezler açmaya çalışıyor. Örneğin, madem gıdalar zararlı ve bunlar biliniyorsa neden bunlar serbestçe satılabiliyor? Bu olayın çok daha derin bir arka planı olduğu konusuna takılıyor ve bunu da araştırmaya başlıyor. Şu anda ülkemizde, kronik hastalıklar; kanser, şeker ve kısırlık ilk sıralarda yer almaktadır. Bu hastalıkları oluşturan temel sebep ise halkın yediği içtiği temel gıda, yiyecek ve içeceklerdir. Bu araştırmada yine başrollerde yazarın ‘’küresel Baronlar’’ diye tarif ettiği AB ve ABD gibi ülkeler çıkıyor. Bu küreselleşmenin sonucu olarak, dünyada insan sağlığı üzerine oynanan ekonomik ve politik oyunlar sonucunda, hasta, sakat ve ömür boyu iyileşmesi mümkün olmayan kronik hastalıklarla boğuşan insanlar çıkmaktadır. Yani insan sağlığını tehdit etmek için özellikle kurulmuş, projelendirilmiş ve iktidara getirilmiş işbirlikçi patronlar tarafından böyle bir süzen kurulmuştur. Bu işin bir de finansal yanı var ki içinde, İMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü gibi dünya ekonomisini belirleyen kapitalist güçler. Bununla yetinmeyen yazar, Saklı Seçilmişler kitap araştırmasına devam etmiş ve buldukları karşısında dehşete düşmüştür. 

Toplu Katliam

İnsan yaşamı ve sağlığını tehdit eden unsurların temel kaynağı, daha çok para ve kazancın yanı sıra çok daha tüyler ürpertici gerçeklerin varlığı kan dondurucu niteliktedir. O gerçek de şudur; Türkiye gibi yeni gelişmekte olan ülkeler dâhil yoksul dünya ülkeleri halklarını kimyasal ve biyolojik gıdalarla zehirleyerek toplu katliamlar yaratmaktır. Bunu aşılarla, zehirli eşyalarla, gebeliği önleyen mısırlar üreterek, ilaç sektörüne kolesterol ilaçları gibi yeni ilaçlar ekleyerek uzun vadede katliamlar yaratıyorlar.  Bunu hayata geçirmenin temel koşullarından biri ise ülkelerin tarımını bitirmektir. Türkiye de olduğu gibi. Yazar bu küresel katliamın başlangıcının yeni olmadığını, bunun 1941 Hitler döneminde başladığını, ancak o zaman toplu katliamlarla binlerce insanı gaz odalarında katlederek gerçekleştirmişlerdir. Bugün yapılan da o günden çok farklı değil. Sadece biçim ve tarz olarak farklı.

Bu içerik FİKİRLE formlarımız ile oluşturulmuştur. Siz de içerik ekleyebilirsiniz

Rapor et

Fikrinizi Öğrenebilirmiyiz?

Yazar : empati

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

2019 Yılında En Trend Güneş Gözlüğü Modelleri

Algofobi, Acı Ve Ağrı Duyma Korkusu Nedir?