in

Marvel’s Spider-Man PS4 Oyun İncelemesi

E3 2016’ı hatırlıyorum da… God of War ile beraber Spider-Man duyurusu ile o sene Sony gerçekten harika bir sunum yapmıştı lakin beni God of War duyurusundan daha çok etkileyen de işte o Spider-Man sunumu olmuştu. Tanıtım fragmanının ağızda bıraktığı tat ve kalbimde bıraktığı his o kadar derindi ve lezzetliydi ki hala dahi o anı unutamam. Tabi içinde bıraktığı beklenti de bir o kadar büyük ve ulaşılmazdı ama işte bugün o beklentinin boşa çıkmadığını görmek harika bir duygu.

Daha giriş cümlemden söylemeliyim ki Marvel’s Spider-Man, Ultimate Spider-Man den beri yapılmış en iyi Spider-Man oyunu. Spider-Man 2’nin başlattığı harika ağ mekaniği, geniş ve canlı açık dünya ve hikaye anlatımı Ultimate Spider-Man ile devam etmiş ama sonra çıkan 7 Spider-Man oyunu aynı şeyleri başaramamıştır. Marvel’s Spider-Man ise bahsettiğim, oyunu oyun yapan kısımları harika bir şekilde bir araya getirmiş ve ortaya oldukça güzel bir yemek çıkmış.

Marvel’s Spider-Man’in Hikayesi Ne?

Hikayemiz daha en başından bu oyunun bir Spider-Man değil, bir Peter Parker hikayesi olduğunu anlatabildiği kadar anlatmaya çalışıyor ve başarıyor da. E3 2016 da işte bahsettiğim harika his bu idi çünkü hikayesi anlatılan hep Spider-Man olmuştur ama o maskeyi taşıyan Peter Parker hiç bir zaman anlatılmaz, anlatıldığı da nadir olmuştur. Marvel’s Spider-Man işte bu algıyı o ilk fragmanda kafama yerleştirmişti; bir Peter Parker hikayesi. Bugün ise onu harika bir şekilde yapmışlar ve oyuna da oturtmayı başarmışlar. Spider-Man’in, Manhattan’ın yeraltından yöneten Wilson Fisk namıdiğer Kingpin’i hapse göndermesi ama Fisk’in son sözlerinin o olmadan Manhattan’ın kurtlar için bir sofradan farksız olduğunu söylemesi ile oyun gerçek anlamda startını veriyor. Hikaye gerek yan karakterler gerekse de kötü adamlar açısından oldukça dolu. Martin Li (Mr. Negative) ve Otto Octavius (Dr. Octopus) dışında ki kötülerin altı neredeyse doldurulmamış ama bahsettiğim iki ana kötü de bu açığı dolduruyor. Yan karakterler açısından ise bu görev Miles Morales ve Mary Jane’e verilmiş. Üstelik Spider-Man’ın de insani yanını göstermek açısından harika seçimler yapılmış onların üzerinden hikayeye. Üstelik hikayenin Otto ve Peter arasında Raiminin Spider-Man serisinden tanıdığımız o öğretmen öğrenci ilişkisi temeline oturtulması da bizlere daha sıcak bir ve bir o kadar da ağır olacak bir serüvene adım atacağına dair umutlar veriyordu ki haksız da çıkarmadı.

Oynanış Ne Vaad Ediyor?

Oynanış yönünden oyunun üç farklı mekaniğe yoğunlaştığını söyleyebilirim lakin içlerinden biri var ki oyunun var olan heyecanını götürmüş ve pürüzsüz oynanışını zedelemiş. Bahsini ettiğim şey hikaye kısmında anlattığım Miles Morales ve Mary Jane için oyun içinde devreye konulan gizlilik bazlı görevler. Hem hikaye farklı bir perspektiften anlatılmaya çalışılmış hem de o hengameli oynanışa biraz ara verme amaçlanmış gibime geldi ama zaten harika olan Spider-Man mekanikleri ile akarken bu görevlerde adeta kapana kısıldığını hissediyorsunuz. Yine de az tutulduğu için de tebrik etmek lazım. İkinci mekanik ise oldukça pürüzsüzleştirilmiş sallanma mekanikleri.

Insomniac Games’in Sunset Overdrive ile açık dünya ve şehirde dolaşma mekaniklerinde ne kadar deneyimli olduklarını gördük. Marvel’s Spider-Man de ise önceki deneyimlerini törpüleyip çok daha pürüzsüz bir deneyim sunmuşlar. Gerek bina dizilimleri, gerekse de sallanma animasyonları o kadar oturaklı hissettiriyor ki fast travel olayını kullanmak aklınıza dahi gelmiyor. Açık dünya yapısı ve yan görevler ile toplanabilir arasında da hikayeye bağlanan o kadar güzel bir bağ kurulmuş ki Witcher 3 de ki kadar tok hissettirmese de boş şeyler yaptığınızı da hissettirmiyor. Üçüncü mekaniğimiz ise dövüş mekanikleri. Batman Arkham oyunlarından yadigar mekanikleri alıp yepyeni animasyonlarla zenginleştirip çok daha akıcı bir aksiyon deneyimi sunulmuş. Üstelik düşmanların bu aksiyonlarda ki yapay zekaları çok iyi olmasa da beklenenden daha üstün. 

Grafiklerde ise bir PS4 özel oyunu olduğu için cihazın donanımını sonuna kadar olmasa da çıkış tarihine kadar kullanmışlar. İlk oynanış görüntülerinde daha detaylı ışıklandırma ve yansımaların final sürümünde olmaması biraz beklentiyi düşürse de kaplama kalitelerinin üst düzeyde tutulması bunları unutturmaya yetiyor.

Kimler Yaptı/Çalıştı?

Seslendirme ve müzik kısmında ise oldukça kaliteli bir iş çıkmış. Peter’a sesini veren Yuri Lowenthal, Otto’a sesini veren William Salyers ve Mary Jane’e sesini veren Laura Bailey oyun dünyasında da oldukça tanınmış ve büyük projelere imza atmış kişiler olarak hiçte yersiz hissettirmemişti. Şahsen Silver Sable’a sesi ve Mocap’i ile hayat veren Nichole Elise ise ayrı bir favorim oldu. Müzik kısmında ise Detroit Become Human’ın Markus’una harika ve etkileyici müzikler yazan John Paesano, Marvel’s Spider-Man’e sadece main theme kısmında etkileyicilik katabilmiş. Tabi oyunun içinde gerek aksiyonda gerekse de şehirde sallanırken duyulan müzikler hiçte eğreti değil ama işte ayrı olarak telefonumda da dinlemem.

Final…

Marvel’s Spider-Man, God of War ve Detroit Become Human dan sonra beklentileri boşa çıkarmamış başka bir oyun olmuş. Şahsen SDCC 2018 fragmanı ile bir Batman: Arkham City gibi olacağını beklemiştim ama o kadar etkileyici bir hikaye ile karşılaşmadım. Yine de gerek oynanışı, gerek açık dünyası gerekse de çok iyi olmayan ama ayakları yere basan hikayesiyle çizgi roman uyarlaması oyunlar içinde güzel bir yer etti.

Bu içerik FİKİRLE formlarımız ile oluşturulmuştur. Siz de içerik ekleyebilirsiniz

Rapor et

Fikrinizi Öğrenebilirmiyiz?

Yazar : Fikirbaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Loading…

0

Siyam Kedisi İle Arkadaş Olmak İstiyorsanız Bunları Bilmenizde Fayda Var

Liderliğe Giden Yolda Size Bu 10 Adım Rehberlik Edecek